ABD ve NATO güçlerinin Mayıs ayında Afganistan’dan çekilme sürecini başlatmasıyla Taliban, ulusal hükümeti 1 ay içinde, Kabil başta olmak üzere büyük kentlere hapsetti. Afganistan topraklarının yüzde 70’ine Taliban hükmederken, Kunduz kenti kuşatıldı, 21 Haziran itibarıyla Taliban Mezar-ı Şerif’in kapısına dayandı. Taliban 25 yıl sonra bu defa savaşmadan, ABD ile müzakere ederek, ulusal hükümetin silahlı güçlerini adım adım gerileterek, NATO’yu Afganistan’dan tasfiye ederek Kabil’e yaklaşıyor. 1937’de Sadabad Paktı ile Afganistan ile jeopolitik düzeyde ilişki kuran Türkiye, Anadolu’nun savunmasının Güney Asya’dan başladığının bilincinde. Afganistan, yol açabileceği yeni bir düzensiz göç akını ile Suriye benzeri bir tehdit olmaya aday. Askeri açıdan müdafaası zor olan Kabil Havalimanının Türkiye tarafından kontrolü hayata geçmeyebilir. Ancak Ankara, Afganistan’da Taliban ile savaşmaya hazırlanan etnik gruplarla ilişkilerini geliştirerek bu ülkedeki varlığını sürdürmek mecburiyetinde.NATO ve ABD, Güney Asya’da yeni bir kara deliğin oluşmasına göz yumsa da, resmi rakamlara göre 3 milyondan fazla Suriyeli misafir eden Türkiye, doğu sınırlarına yığılacak yeni bir göçmen akınına kaynağında çözüm bulmanın yollarını araştırmalı.