Kartalların peşi sıra.

Kırklareli, Edirne ve Lüleburgaz köylerinde yolculuğumuz devam ediyor. Geçtiğimiz iki günde kuzeyden güneye yirminin üzerinde köye misafir olduk. Pek çok kez aracımız çamura saplandı, çıktı. Kartal davranışlarını daha iyi anlamaya başladık. Her gün şah kartalların geçtiğimiz yüzyılda insanın şekillendirdiği dünyaya nasıl uyum sağladığına tanık oluyoruz. Bu coğrafyada dolaşırken geçmişte uçsuz bucaksız meşeliklerin en yüksek, en güvenli ağaçlarına yuva yapan, meralarda avlanan kartalları hayal edebiliyoruz. Günümüzde bu ağaçların neredeyse tamamı kesilmiş. Dere ormanlarında söğüt ağaçlarına yuvalayan kartallar da “dere ıslahı” adıyla yapılan ağaç kesimleri yüzünden yer bulamıyor. Beslenme alanlarının neredeyse tamamı sürülmüş, ya ayçiçeği ya da buğday tarlası olmuş. Mekanize endüstriyel tarım salgın bir hastalık gibi bölgeye yayılmış. Belki de yediğimiz her lokma ekmekte kartalların da hakkı var.

Güzel haber Trakya’nın kuzeyinde ve batısında hala insanı kendine hayran bırakacak alanlar var. Buğday ekilse de tarlaların çevresinde kesilmemiş meşelikler, köylüler elletmediği için sıra sıra dizilmiş söğütler kartallara yuva olmaya devam ediyor. Tanıştığımız bazı köylüler şah kartallara destek olmaya onları korumaya devam ediyor. Köy kahvelerinde erkeklerle sohbet ediyoruz. Bazı evlere misafir olup kadınlarla tanışıyoruz. “Kır”a gidenler yani tarlası olup çiftçilik yapanlar, hayvancılıkla uğraşanlar şah kartalı daha iyi tanıyor. Canhıdır Köyü'nden çıkarken karşılaştığımız çoban Hasan amca yıllardır kırda, merada gezmenin etkisiyle olsa gerek bize kartalın yuvasının ayrıntılarına kadar anlatıyor. Köyde tanıştıklarımız bize çoğunlukla geçmiş yıllardan, kurdun kuşun çok olduğu zamanlardan bahsediyorlar. Kiminin “kara kartal” kiminin “en büyük kartal” olarak adlandırdığı şah kartalın yuva yaptığı ulu ağaçlar bazı yerlerde hala korunuyor. Kimi köylerde trafoların, elektrik direklerinin izole edildiğini görüyoruz. Hemen her köyde kuşların elektrik çarpması sebebiyle öldüğünü dinlerken bu önlemleri görmek sevindirici. @adim_adim #UçmamİçinKoş #AnadoluManzaraları
211 likes
  • dogadernegiKartalların peşi sıra.

    Kırklareli, Edirne ve Lüleburgaz köylerinde yolculuğumuz devam ediyor. Geçtiğimiz iki günde kuzeyden güneye yirminin üzerinde köye misafir olduk. Pek çok kez aracımız çamura saplandı, çıktı. Kartal davranışlarını daha iyi anlamaya başladık. Her gün şah kartalların geçtiğimiz yüzyılda insanın şekillendirdiği dünyaya nasıl uyum sağladığına tanık oluyoruz. Bu coğrafyada dolaşırken geçmişte uçsuz bucaksız meşeliklerin en yüksek, en güvenli ağaçlarına yuva yapan, meralarda avlanan kartalları hayal edebiliyoruz. Günümüzde bu ağaçların neredeyse tamamı kesilmiş. Dere ormanlarında söğüt ağaçlarına yuvalayan kartallar da “dere ıslahı” adıyla yapılan ağaç kesimleri yüzünden yer bulamıyor. Beslenme alanlarının neredeyse tamamı sürülmüş, ya ayçiçeği ya da buğday tarlası olmuş. Mekanize endüstriyel tarım salgın bir hastalık gibi bölgeye yayılmış. Belki de yediğimiz her lokma ekmekte kartalların da hakkı var.

    Güzel haber Trakya’nın kuzeyinde ve batısında hala insanı kendine hayran bırakacak alanlar var. Buğday ekilse de tarlaların çevresinde kesilmemiş meşelikler, köylüler elletmediği için sıra sıra dizilmiş söğütler kartallara yuva olmaya devam ediyor. Tanıştığımız bazı köylüler şah kartallara destek olmaya onları korumaya devam ediyor. Köy kahvelerinde erkeklerle sohbet ediyoruz. Bazı evlere misafir olup kadınlarla tanışıyoruz. “Kır”a gidenler yani tarlası olup çiftçilik yapanlar, hayvancılıkla uğraşanlar şah kartalı daha iyi tanıyor. Canhıdır Köyü'nden çıkarken karşılaştığımız çoban Hasan amca yıllardır kırda, merada gezmenin etkisiyle olsa gerek bize kartalın yuvasının ayrıntılarına kadar anlatıyor. Köyde tanıştıklarımız bize çoğunlukla geçmiş yıllardan, kurdun kuşun çok olduğu zamanlardan bahsediyorlar. Kiminin “kara kartal” kiminin “en büyük kartal” olarak adlandırdığı şah kartalın yuva yaptığı ulu ağaçlar bazı yerlerde hala korunuyor. Kimi köylerde trafoların, elektrik direklerinin izole edildiğini görüyoruz. Hemen her köyde kuşların elektrik çarpması sebebiyle öldüğünü dinlerken bu önlemleri görmek sevindirici. @adim_adim #UçmamİçinKoş #AnadoluManzaraları

  • kocgullerInsanoğlu nedense tüm evrenin kendisi için varolduğunu düşünüp evrendeki diğer canlıların yaşam alanların hızla yok ediyor. Sizin gibi bir avuç insan sayesinde az da olsa diğer türler nefes alıyor. Yaşama tutunmaya çalışıyor. Sizlere destek olmak için geçen sene Avrasya Maratonunda Şah Kartalları için koşmuştum. Bu defa da Runantolia Maratonunda onların barınabileceği ormanlar çoğalsın diye Ağaç Kardeşliği için koşacağım. Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim. Ankara'dan sevgiler... 😉 @dogaaskina
Log in to like or comment.